Ana Sayfa / Basından / Türkiye’de Kadının Esirleştirilmesi
kadınatecavuz

Türkiye’de Kadının Esirleştirilmesi

 

6 erkek parlamenter, parlamentoya tecavüze uğramış kadın, kız çocuklar evlendirilsinler ve erkek cezadan muaf tutulsun önerisi veriyor. Bu milletvekillerinin hepsi erkek. Hangi düşünce bazında böyle bir öneride bulunuyorlar? Tecavüz saldırı konularında ceza kanunları ve mevcut yasalar olmasına rağmen,  bunlar nasıl böyle bir öneride bulunabiliyorlar? Cesaretlerini nereden alıyorlar?  Medeni kanunların, insan haklarının ve kadın haklarının altı göz göre göre nasıl oyulabiliyor? Bu öneri verilirken kadınlarla, kadın dernekleriyle, barolarla mı konuşmuşlar? Parlamentoda kendi partilerinde hiç kimse bunlara hesap sormuyor mu?

Tecavüze saldırıya uğramış mağdurlarla mı empati yoksa saldırgan tecavüzcüyle mi empati yapılıyor? Bunu artık çok açık bir şekilde görmek mümkün.

 

Tecavüze uğrayan kişi rızası dışında şiddet görerek cinselliğe zorlanmış, travmaya maruz kalmıştır.

Travma psikiyatride bir ruhsal hastalık teşhisidir. Travmaya uğramış mağdurlarda çok uzun yıllar hastalık belirtileri görülür.

Kişilerde travmanın semptomları nelerdir?

Uyku bozuklukları, kâbuslar, korkular, gerginlikler, içine kapanıklık hatta sosyal fobiye dönüşebilen kendini topluluktan soyutlama, aşırı güvensizlikler, yaşadıklarını kimseye anlatamama, depresif gelişmeler; isteksizlik, enerji kaybı gibi yaşadıklarından duydukları utanç ve suçluluk duyguları gibi semptomlarla özetleyebiliriz. Kişi bunların dışında sıkıntılarını kimseyle paylaşamadığı için bu dert onu içten içe zehirler. Kimseden yardım talep edemez.

Diyelim ki mağdur tecavüzcüsüyle evlendirilirse ne olur? Yukarıda bahsettiğim travmayı, bilimsel teşhisiyle Re-travma, yani tekrar tekrar maruz kaldığı şiddeti yaşar. Hastalık semptomları kronikleşerek ve ağırlaşarak devam eder. Kişiliği bu denli örselendiği için, tamamen yok olur esirleşir, hayatta kalmak için savunmada korku, kaygı, sesinin çıkmadığı edilgen bir evreye girer. Kendine ve başkalarına olan güveni tamamen yok olur.

 

Bu yasa parlamentodan geçerse kadınların başına gelebilecekleri, bugünün Türkiye’sine baktığımda az çok görebiliyorum, ama o zaman bugünleri arar duruma geleceğiz.

Kadına şiddet daha da artacak artık her erkek sahip olmak istediği küçük bir kıza, kadına tecavüz ederek yasal olarak onu elde edebilecek. Çocuk evlilikleri yasalaşacak böylelikle kadına şiddetin, baskının dozu artarak ortaçağ zihniyeti topluma hâkim olacak. Kadın bir esir meta durumuna düşecek.

 

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Dr. Fatma Betül Sayın Kaya bu konuda harekete geçti mi? Bunun yanında Kadın Örgütlerin, Baroların, Sivil Toplum Örgütlerinin, bütün Kadınların, bununda ötesinde insani değerlere sahip bütün İnsanların, kadını bu derece aşağılayan bu denli ortaçağ anlayışına karşı çıkmasını bir insanlık görevi olarak görmesi gerekir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

tarafsiz haberler