Ana Sayfa / Genel Psikiyatri (Tümü) / SAÇ VE KIL KOPARMA HASTALIĞI (TRİKOTİLLOMANİ)

SAÇ VE KIL KOPARMA HASTALIĞI (TRİKOTİLLOMANİ)

sac-koparma-nedir

SAÇ VE KIL KOPARMA HASTALIĞI (TRİKOTİLLOMANİ)

 

Kişiyi saçlarını ya da kıllarını yüzey derisinden ayıracak şekilde çekmeye zorlayan bir saplantı ya da karşı konulamaz bir dürtü olarak tanımlanan bu hastalığın tıptaki adı trikotillomanidir. Trikotillomani, Yunanca triko saç, tillo çekme, mani delilik, aşırı istek anlamına gelir.

Hastalığın kesin tek bir nedeni yoktur. Bununla ilgili araştırmalar sürmektedir. Nedenler arasında beyinde oluşan değişiklikler, nörobiolojik kökenli, katılımsal, duygusal ve çevresel faktörlerin karışımında ortaya çıkmasıdır. Ancak saç koparma çeşitli hastalıklar sonucunda da ortaya çıkabilir.

 

KİMLERDE OLUR?

 

Dünyanın her tarafında görülebilir, belli, bir bölgeye has değildir. Çocukluk döneminde her iki cinste de eşit görülürken, yetişkinlerde yüzde 80-90 oranında kadınlarda rastlanır ve 1-1,5 Milyon kişi bu hastalıktan mustariptir.

Başlama yaşı çoğunlukla çocukluk ve ergenlik dönemine rastlar. Bu dönemde oluşması ergenlik çağında artan hormon değişiklilerine işaret edip, nedenlerin biyolojik kökenli olduğunu göstermektedir. Ancak yaşlılarda ve bebeklerde de azda olsa görülmektedir. Nedenleri arasında stresli bir hayat dönemi gösterilebilir, ama gayet huzurlu ve sakin bir hayat döneminde de ortaya çıkabilir, yukarıda da bahsettiğimiz gibi nedenleri hızla araştırılmaktadır.

Kişilere göre hastalığın seyri, ağırlığı, yok olması ve müzminleşmesi farklıdır. Uzun yıllar devam edip şiddetlenip hafiflediği, ara verdiği dalgalanmalar görülebilir, bebeklerde ve çocuklarda görülen şekli ise bir süre devam ettikten sonra, tamamen kaybolabilir.

 

SAÇ KOPARMA SEMPTOMLARI

 

Saç koparma ne kadar obsesif kompalsif bozuklukla ortak bulgular sergilese de örneğin tekrarlayıcı davranış biçimi, karşı konulamayan saç koparma isteğiyle, kişinin farkına varmadan saç koparma şekliyle kontrolsüz ve ani ortaya çıkan, karşı konulamayan davranış şekliyle psikiyatrik tanıda “dürtü kontrol bozukluğu” grubunda yerini bulmaktadır.

Hasta koparma esnasında acı duysa da, rahatlama hissinin daha ağır bastığı görülür. Kişi yaptığının farkındadır, durumundan şikâyetçidir ama kesinlikle, tedavi olmadan kendi başına iyileşemez. Bu sırada çevresindekilerin, sanki koparmak onun kontrolündeymiş gibi tavsiyelerde ve ikazlarda bulunmaları, hastanın canını çok sıkar, anlaşılamamanın getirdiği baskıyı ve yalnızlığı seçer, içine kapanır, sanki kendi suçuymuş gibi doktora gitmekten bile utanır. Hastalık bazı yönleriyle Boderline bozukluğunda andırır. Boderline’da hasta kendine zarar vererek, kendini hissetmeye çalışır, saç ve kıl koparma esnasında duyulan acıyla kendini hissetme duygusu ile paralellikler gösterir.

 

TEDAVİ

 

Tek bir tedavi şekli yoktur. Psikoterapi ve ilaç tedavisi ağırlıktadır.

Tedaviye başlamadan önce kapsamlı bir anamnez, ailesel ve genetik faktörlerin bulunmasında yardımcı olur. Hasta çocuk veya Ergen’se bu anamnez esnasında ailesininde hastalık hakkında kapsamlı bir şekilde bilgilenmesinden sonra, saç yolmayı her zaman denetimlene bilen bir belirti yerine, kişinin elinde ve kontrolünde olmayan, bir hastalık olarak kabul etmesini kolaylaştırır. Hastayı da çevresini yanlış anlamalarından kurtarıp, büyük bir yükten kurtarır. Aile yakınlarının ve hastanın bu bilgilenmeyle farkındalığı ve tedavide ortak çalışmak motivasyonu artar.

Çoğunlukla bilişsel- davranışçı terapi forumu tedavide ağırlık oluşturmaktadır. Bu tedavi şekliyle, düşünce süreçlerini yönetme, farkındalık kazanma ve davranışı değiştirme önemli süreçlerdir.

Kişiye göre bazı Antidepresanlarda (Prozac, Fluoxetin ve Anafrani) iyi sonuçlar vermektedir, ama bunların doktor tarafından tavsiye edilmesinden sonra iyi bir şekilde gözlem ve takip edilmesi şarttır.

Besinsel takviyelerde NAC (N- Acetyl  Lcyster in) ve Hipnoterapide alternatif tedavi yönetimi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

tarafsiz haberler