Ana Sayfa / Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi (Tümü) / Ekim ayından itibaren çocuklarımızın okul sorunlarıyla baş başayız
10 EYLÜLDE YENİ ÖĞRENİM YILI BAŞLAMADAN ÖNCE ATILACAK ADIMLAR ÇOK ÖNEMLİ

Ekim ayından itibaren çocuklarımızın okul sorunlarıyla baş başayız

Türkiye’de bu yıl okullar turizm biraz daha canlansın diye 28 Eylül tarihinde açıldı. Böylece Ekim ayı okulların en hareketli olduğu ay konumuna geldi. Ekim ayına güç şartlar altında giriyoruz; genel seçim atmosferi, PKK terörünün her geçen gün artması, Suriyeli göçmenleri nkarşılaştıkları içler açısı durum, ölümle sonuçlanan umut yolculukları, hergün medyadan duyduğumuz şehit haberlerinin gelmesi, genç canların heba olması, yakınlarının feryatları hepimizi acılar içinde ve çaresiz bırakıyor. Bu şartlar altında ekonomik krizin büyümesi ilk önce yetişkinleri vuruyor ancak bu şiddet ortamında korkular öfyleye dönüşüyor, psikolojik gerginlik ve denesizlik günlük hayatımızın bir parçası olurken bu vahşet olaylarının sonunu görmekte zorlanıyoruz. Bu belirsizlik ortamı içindeki yetişkinlerin psikolojik gerginlikleri de çocuklarımıza yansıyor.

Bu konulara önümüzdeki haftalarda çıkacak olan “Psikiyatrist Gözüyle Çocuklarımızın Okul Sorunları ve Çözümleri” kitabında geniş bir şekilde değineceğim. Bugün sizlere kısa olarak Türkiye’deki son politik kaos ve terör ortamının çocuk psikolojisine yansımalarını dile getirmek istiyorum.

Türkiye’deki son Politik kaos ve terör ortamının çocuk psikolojisine yansımaları

Çocuklar ve ergenlerde ülkemizdeki son politik gerginliklerden paylarını alıyorlar. Bir taraftan yukarıda da sözünü ettiğim gibi henüz çok tecrübe etmedikleri bir ölüm ve şiddet ile gün be gün karşılaşan çocuklar, bunları internet ve medyada ve çocuk oyunlarındaki olaylardan ayırt etmeleri gerek. Bu ergenliğe kadar çocukların gerçeklilke oyun arasında ayrım yapamamasından kaynaklanmaktadır. Anne-baba olarak bu görüntüleri çocuklarımıza filtresiz ve desteksiz aktarmamız çok sakıncalı olabilir. Çok korkutmadan hassas bir şekilde onları gerçeklerle yüzleştirmeliyiz. Çocuklar 12 yaşından küçükse onları bu haberlerden uzak tutmamız en iyisi olacaktır. Ayrıca Yazılı ve görsel medyadaki politikacıların öfkeli ve bağırarak konuşmaları çocuklar için iyi bir örnek değildir. Meclis ve Miting konuşmalarını çocuklara göstermemeliyiz.

 

 

Politik Kısıtlamaları

Yeni getirilen politik kısıtlamalar yapılan protestolara anında polis şiddeti ile cevap verilmesi günlük hayatımızın bir parçası olmuştur. Sık sık izlediğimiz tutuklamalar internet yasağı meclisteki politikacıların vurdulu kırdılı küfürlü konuşmalarına maruz kalıyoruz. İşte çocuklarımıza şu sıralar sunduğumuz ortam bu, ortam değince sürekli şiddet gerginlik endişe korku ve kuşku içeren bir ortam bir taraftan çocuklara vermek istediğimiz düzgün terbiye kurallarımız, görmek istediğimiz ve beklediğimiz dürüst davranış şekilleri öbür taraftan çocukların önünde cereyan eden bu şiddet endişe gergin ve korku tablosu vermek istediğimiz eğitim tam tersidir. Ve çocukların kafalarını karıştırmaktadır.

Çocuklarımıza kıymayın efendiler

Bu şuna benziyor  ‘ Hocanı  dediğini yap, yaptığını yapma’ Sokaktaki göstericilere tahammülsüzlük, terör olayları hat safhada yeni yasalarla yapılan en küçük gösteriye bile şiddetle cevap veriliyor. Örneğin; tazyikli su, coplama, yerlerde sürükleme ve biber gazıyla püskürtülüyor.

Peki, bunu gören çocuk ne anlayacak: Eğer kendi fikrimi ( yetişkinlere etkin otoriteye karşı) söylersem şiddete uğrayabilirim. Peki çocuğumuzun kendisini geliştirebilmesi özgüvenini kazanması için düşüncelerini serbestçe söylemesi , hayatı ve içinde bulunduğu ortamı sorgulamasını desteklemiyor muyduk… Çocuğun kafasına özgür demokrasi düşünce sistemini sok ama uygulamasına izin verme yasakla. Ne kadar şizofrenik bir durum.

Double Bind

Buna psikolojide ‘double bind ‘ denir bu erişkinlerden aynı anda birbirine karşıt çift mesaj almak demektir, bu şizofreniyi tetikleyebilir ve şizofrenik kişilik bozukluklarının oluşumunda büyük etkendir. Zaten paronaya sistemimizin bir parçası olmuş, yasa dışı dinlemeler akabinde, düzmece suçlamalarla anne baba dedelerin apar topar tutuklanmalarına birde yukarıdaki karşıt çift mesaj geldiği zaman çocuklarımızın ruhsal sağlıklarının düzgün olmasını bekleyemeyiz. Bu korku ve endişe toplumu çocuklar üzerinde korku ve travmalara sebep oluyor.

Değişken Dünyalar

Bu paralel dünyalar çocuklara şunu gösterir evde mümkün olduğunca güvendeyim ama dışarıda her zaman ve her an başıma beklenmedik tehlikeler gelebilir. Kendilerini korumak için savunma mekanizmaları geliştirirler. Şüpheci kimseye güvenmeyen insanlardan korkan, içine dönük veya saldırgan, pasif, verici olmayıp ne kadar kopartabilirsem, almaya odaklı birey olabilirler. Bu kişinin yapısına ve içinde bulunduğu şartlara göre daha sonra belli ruhsal hastalıklara zemin hazırlar. Örneğin Depresyon panik atak obsesif bozukluklar saldırgan kişilik bozuklukları sosyal fobi bunlardan bir kaçı.

Çocuklarda 10 yaşında saf yani naif realismus, ‘ergenliğe girerken kritik realismus’ başlar. Bu yaşlarda çocuklar kendilerine rol model ararlar. Ama o zamana kadar anne babadan okulda öğretmenlerinden öğrendikleri ideal kusursuz olarak gördükleri rol modellerinde hata ve kusur görürlerse büyük hayal kırıklığına ve güven kaybına uğrayıp kendilerini bu toplumdan geriye çekerler veya yasa dışı örgütlenmelere hatta kriminel davranışlara yönelebilirler. Başka bir olasılıkta rol model olarak aldıkları bu güç sahibi politikacıları örnek almaları. olabilir.

10 yaşına kadar çocuk okuduğunu dinlediği hikayelerin haberlerin içeriklerini gerçek ve hayal alemimi ayırt edemez. Nasıl vurdulu, kırdılı bir filmden sonra çocuk silahlarla oynar şiddete yönelirse dinlediği gördüğü haberlerdeki şiddeti de normal olarak algılayabilir.

O yüzden çocuğunuza bir iyilik yapın ve 12- 13 yaşından önce şiddet dolu haberleri izletmeyin. 13 yaşında da çocuğu bu haberleri izlerken desteklemek olanlar hakkında fikir alışverişinde bulunup bunların normal olmadığını çocuğa anlatmak gerekir.

Çocuğa gösterilmesi gereken sevgi, şefkat ve desteğin önemi

Çocuğa 2 yaşına kadar yoğun ilgi, şefkat ve sevgi gösterilmesi gerekli ve önemli. Çocukların dünyaya gelirken anne ve babalarını seçme olanakları yoktur. Anne ve baba kendi istekleriyle dünyaya getirdikleri çocuklarının büyüme çağına kadar  her türlü sorumluluklarını üstelenmeleri gereklidir.

Bu yaşta çocukların güvenebilecekleri korunacakları onlarla devamlı ilgilenen besleyen birine ve sıcak sevgi dolu bir ortama ihtiyaçları vardır. Çocuklar bu yaşta gürültüden, kalabalıktan rahatsız olurlar.

Bebeklere örneğin; anne-babanın dışında diğer kişilerin yarım metreden fazla yanaşmamalarına dikkat edilmelidir. Çocukları fazla soğuk ve sıcakta rahatsız eder. Başka bir önrek; Çocuk bütün gün beyaz çarşaflı bir yatakta yatırılıp, hiç bir hareket ve ses duymazsa, onunla hiç ilgilenilmezse de çocuğun gelişmesi olumsuz yönde etkilenir. Bu durumda olan çocuklar etrafını çok az algılarlar.

Bunun örneklerini hastanede ve yurtlarda kalmak zorunda kalan küçük bebeklerde ilgisizlikten kaynaklanan, ‘hastane hastalığı’ denen bir rahatsızlık görülebilir ki, bu ölüme kadar bile gidebilir.

Fakat her şeyin fazlası gibi, fazla algı ve dürtüde ayni derecede zararlıdır. Anne-babanın bu konuda tam ölçüyü bulabilmesi için oldukça duyarlı davranması gereklidir. Çocuğun ne zaman yorulduğunu ne zaman rahatsız olduğunu anlayabilmek için dikkatlerini bu yönde toplamaktır. Çocuklar çok kısa bir süre içinde iki kişiyle (örneğin anne-babasıyla) ayni anda iletişime geçebilir ve yarım saat sonrada yorulurlar.

Bu devrede çocuğun yoğun ilgiye ve bakıma ihtiyacı vardır. Küçük ve dar oturma olanaklarında çocuklar kendilerine ait koruyucu çevreyi bulamazlar ve gelişemezler.

Anne-baba kendini çocuğun temposuna ayak uydurmalı zorundadır.

Çocuklar emeklemeye ve yürümeye başladıkları zaman, yoğunlukla 1 inci yaşın sonunda onlardan yapabilecekleri bazı şeyler istenerek, öğrenmeleri sağlanmalıdır.

Örneğin, anne-baba çocuğa yürümeyi öğretirken, ona yapması gereken şeyleri gösterebilirler.

Çocukların öğrenmeleri gereken şeyler içinde en önemlisi her istediklerinin anne-baba tarafından hemen yerine getirilemeyeceğini anlamalarıdır.

Örneğin;

*          Çocuk her istediği anda yemek yiyemeyeceğini, anlamalı, beklemesini öğrenmelidir.

*          Düştüğü zaman, kısa zamanda sakinleşmesini, öğrenmelidir.

*          Anne-babası yanından uzaklaştığında başkalarının yanında kalmayı öğrenmelidir.

*          Çocuk geceleri ağlamanın, bağırmanın, oynamanın yerine, uyuması gerektiğini, öğrenmelidir.

*          Çocuk kendisini konuşarak ifade edebileceğini öğrenmeli. (Tabii ki burada anne-babanın çocuğa konuşmayı öğretmesi önemlidir.)

*          Çocuk 2 yaşında 2 kelimeyle basit cümleler kurar. 3. üncü yastan itibaren bebek diliyle konuşmaktan anne-babanın dikkati ve ilgisiyle vazgeçer. Fakat anne-baba buna dikkat etmezse, çocuk bebek diliyle konuşmaya devam eder.

Temizlik ve Beslenme eğitimi

*          Çocuk kendi kendine yemek yemeyi çatal, kaşık ve bıçak kullanmayı öğrenmelidir.

*          Kendi kendine soyunup-giyinmeyi öğrenmelidir.

*          Yemek zamanlarını öğrenmelidir.

Çocuğun ilgi, sevgi ve şefkate olan ihtiyacı ve istekleri yeterince karşılanmadığında neler olabilir?

*          Çocuk gelişemez bebeklik çağına takılıp kalır ve olgunlaşamaz.

*          Tüm ihtiyaçlarının hemen acele karşılanmasını ister, yani doyumsuz bir çocuk ve yetişkin bir insan olur.

Daha önce örneklerle belirttiğimiz, çocuğun uyuması ve öğrenmesi gereken tüm kurallar, çocuğun bağımsızlığını kazanmasını, becerikli olmasını, çevresini keşfetmesini, deneyim kazanmasını ve oynamasını sağlayacaktır. Bu demektir ki, beklemesini öğrenen çocuk gerektiğinde, herhangi bir uğraşım veya oyunu, karnı acıksa da erteleyebilecektir.

Çocuklar, önlerine çıkan zorlukları, kızgınlıkları, hayal kırıklıklarıyla, can sıkıntılarıyla nasıl baş edebileceklerini öğrenmezlerse, karınları acıkmadığı halde, yemek yemeye veya ağızlarına emzik almaya alışırlarsa, büyüdükleri zaman başka insanlara bağımlı, tek başına olamayan, tek başına hiç bir şey yapamayan, şişman ve madde bağımlısı insanlar olurlar. Madde bağımlılığı derken, bu yemekten başlayarak, televizyon, internet, oyun, sigara, içki bağımlığı ve hatta uyuşturucu bağımlılığına kadar gidebilir.

Bu yüzden çocukların bu kurallar içinde, beklemeyi öğrenmeleri çok önemlidir. Bunu öğrenen çocuklar, daha sonra okula başladıklarında, dersin sonuna kadar oturmayı başarırlar.

Yazımın başında da belirttiğim gibi Ekim ayı okula yeni başlayan çocuklardan liseyi bitirecek gençlere kadar birçok sorun karşımıza çıkacak. Bu açıdan anne baba olarak Ekim ve Kasım aylarında çocuklarımıza normalden iki misli daha fazla zaman ayırmamız yararlı olur.

 

Dr. İnci Şen

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

tarafsiz haberler