Ana Sayfa / Basından / TÜRKİYE’DE KOÇLUĞUN DURUMU
TÜRKİYE'DE KOÇLUĞUN DURUMU

TÜRKİYE’DE KOÇLUĞUN DURUMU

Son senelerde yöneticilerin kurumların ve kişilerin sorun çözme yeteneklerini geliştirme anlamında profesyonel anlamda koçluğa olan talepleri ciddi bir şekilde artmıştır. Bu Türkiye’deki insanların ve kurumların da Koç’luk konusunda bilinç düzeylerinin arttığının göstergesidir. Özellikle koçluğun ekonomik boyutları ortaya çıkmaktadır. Bir çok meslek odası veya ticaret odaları üyelerine koçluk hizmetleri sunma konusunda atılımlar yapmakta ve koçluk kuruluşlarıyla anlaşmaya girmektedir. Bu gelişmeler Almanya başta olmak üzere Avrupa’nın diğer ülkelerinde on yıl evvel ortaya çıkmış bulunmaktadır. Özellik bir çok Uluslararası Koçluk Kurumları (POP), koçluk, psikodinamik ve yönetici seçimleri konusunda hizmetler alınmaktadır. Avrupa Birliği sınırları içinde bunun en geliştiği ülkelerin başında da Almanya gelmektedir.

KOÇLUK ÇEŞİTLERİ VE TÜRKİYE DE EN YAYGIN OLANI
Kaba olarak Koçluğu ikiye ayırabiliriz;

  • Bireysel koçluk ve
  • Kurumsal koçluk olarak

Bireysel Koç’lukta kişilere; özel yaşam koçluğu, anne baba koçluğu,öğrenci koçluğu, sanatçı koçluğu, sporcu koçluğu ve politik koçluk ama özellikle kariyer liderlik ve yönetici koçluğu gelir. Kurumsal koçlukta da çalışanlar günlük ve hafta sonu koçluk programları organize edilmektedir. Son senelerde yaşam koçluğu medya ve ünlüler sayesinde çok moda oldu. Yaşam koçluğu kavramı altında, stil danışmanlığının yaptığı işler bile anlaşıldı. Ama insanlar koçluk seçimi ve ne istedikleri konusunda daha özenli ve dikkatli olmaya başladılar. Koçluk hizmeti için başvurmadan internetten araştırma yapıp ciddi bir eğitim alıp almayacaklarını inceliyorlar. Bazı kişilerde psikiyatra ve psikoloğa gitmenin bir eksiklik olduğunu düşündüklerinden koça gitmenin daha nötr olduğunu düşünüp koçları tercih ettiler. Baktığımızda özel problemleri olandan, tutun uyum bozukluğu yaşayan yeni evli ve yeni anne babalar, sanatçılar, sporcular, liderler, yöneticiler koçluğu tercih ediyor. Türkiye’de yatırım yapan ve mümessillikleri bulunan yabancı şirketlerin kurumsal koçluk uygulamaları, ekonomide kendisini kanıtlamış modern sistemle yönetilen Türk şirketlerinin de kurumsal koçluğun globalleşen ve devamlı değişen dünyadaki önemini anlayıp şirket politikaları olarak benimsemeleri ve onların öncülüğünde ve rol modeliyle koçluğa olan ilgi başka kuruluşlar tarafından da gittikçe ilgi görmeye başladı. Şubat 2012 itibari ile Uluslararası Profesyonel Koçluk Derneği üye sayısı 207’dir. Ama bunların dışında da kayıtsız profesyonel koçlar vardır. Birkaç istisna hariç hemen hemen hepsi İstanbul’da aktifler.

GELECEKTE KOÇLARIN GÖREV YAPACAĞI YENİ ALANLAR
Gelecekte kurumsal koçluğa daha fazla ihtiyaç olacak. Türkiye’nin şu andaki ve yapılan tahminlerde de öngördüğü gibi ekonomik büyüme hızı devam edecek. Bu, kurumsal koçlara olan ihtiyacın artması demek. Bu, ilk önceleri büyük endüstri şirketlerinde mümkünken gittikçe orta ve küçük büyüklükteki işletmelerde de koçluk uygulamaları yerleşecek.

MESLEK OLARAK BENİMSENMESİ VE HERKESİN KENDİSİNİ KOÇ OLARAK LANSE ETMESİ
Koçluk ilke ve düzenlemeleri bizim uluslararası Koç’luk Derneği’nin bağlı olduğu Dünya Koçluk Federasyonu’nda alınmış ilkelerdir. Türkiye’de henüz Koç’luk korunan bir kavram değildir. O yüzden ilk okulu bitiren bir kişi dahi ‘Koçum’ diye ortaya çıkabilir. Bu örnekleri son senelerde yeterince gördük. Hiç bir eğitim almamış, hiç bir yaşam tecrübesi olmayan kişiler kendilerini yaşam koçu olarak lanse ettiler. Bu da doğal olarak mesleğin karalanmasına ve yanlış algılanmasına neden oluyor. Koçluk relatif yeni bir meslek. İlk defa 30 sene kadar önce Amerika’da, daha sonra Avrupa’da uygulanmaya başladı. 15 senedir de Türkiye’de, burada bu uygulamayı başlatanlar, eğitimlerini Amerika veya Avrupa’da aldılar. Son senelerde de çeşitli kuruluşlar Koç’luk eğitimi vermeye başladılar. Koç eğitimini Türkiye’de alanların psikiyatri ve psikoloji, ekonomi ve organizasyon hakkında bilgili olmaları bence önkoşuldur. Bu mesleklerden olup üzerine Koçluk eğitimi alanlar tercih edilmelidir. Koçluğun Türkiye’de de resmi tanımlı bir sıfat olması lazımdır. Bunun için koçluk eğitimini belirli bir branşta eğitim gördükten sonra Avrupa’da olduğu gibi 2 yıllık hazırlama seminerleriyle yapılabileceği gibi ayrıca koçlara yönelik belirli sınavların geçirilmesi lazım. Koçluğun meslek olarak benimsenmesi ancak bunun ciddi bir tanımının yapılmasıyla olabilir. Yoksa meslek olarak benimsenmemesi veya herkezin kendini koç olarak lanse etmesi bu branşın kamuoyunda değerini de düşürür.

KOÇLARIN İŞ VE ÖZEL YAŞAMDA İNSANLARA KATTIKLARI
Özellikle ekonomide koçlukta bireylerin özgüveninin arttırıldığı gibi olayları daha ciddi takip etmesi ve karşıda görüşülecek kişiyi daha iyi tanıması amaçlı çalışmaları içerir. İş yaşamında ise bu özgüvenin dışında olayları sentezleme gücünün verilmesi gereklidir. Özel yaşamda insanlara kattıklarında özellikle sporcularda ve sanatçılarda da bir kamuoyunda olaylara gösterilen değerlendirmeleri arttırmaktadır.

MALİYET
Bilgi ve deneyimlerine göre 45 dakikalık ücretleri 150 ile 500 arasında değişmektedir. Koç kullanan bir çok politikacı, belediye başkan adayı, sanatçı ve sporcu belirtilebilir.

SEKTÖRÜN GELİŞMESİNİN ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK ENGELLER
Sektörün gelişmesinin önündeki engellerden biri kurumlara olan maliyetinin orta ve küçük
kobilerce yüksek oluşu ve buna ayrılacak finans kapasitesinin çoğunlukla olmaması. Engellerden ikisi de bu meslekte de hiçbir birikimin olmayıp göz boyamasını bilenlerin önlenemiyor olması ve onlarla çalışmalarında hayal kırıklığına uğrayan kişiler ve kurumlar bu yüzden ileriye dönük Koçluk eğitiminde daha kaliteli olup daha başarılı ve tatminkar sonuçlar sunması gerekecek. Sektörün gelişmesini önündeki en büyük engel olarak koçluğun ciddi bir yapıya kavuşmaması ve koçluğun ciddi bir tanımının oluşmamasından kaynaklanmaktadır. Böylece iyilerin yanında kötülerin piyasaya hiç bir deneyimi olmadan yahut alt yapısız çıkmaları bazen koçlara olan güveni azaltmaktadır. 15 yılın üzerinde Almanya’da bu konularda çalışma yapmış kişi olarak yeni kurulacak TAVAK Vakıf Üniversitesinde bir Uluslararası Koçluk Enstitüsü kurulmuş ve bu konularda çalışma yapan, yapmak isteyen kuruluşlara, enstitülere ve bireylere hizmet verilir. Avrupa’nın 2002-2007 yılları arasında toplam %7 büyüdüğü bir konumda aynı süreçte Türkiye’deki büyüme hızının %42,4 olması Türkiye’nin bir çok alandaki atılımlarını ortaya çıkarmıştır. Bu da Türkiye’de koçlara olan ihtiyacın en büyük belirtisidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

tarafsiz haberler