Ana Sayfa / Basından / ÇOCUKLARIMIZ OKULA BAŞLARKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?
ÇOCUKLARIMIZ OKULA BAŞLARKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?

ÇOCUKLARIMIZ OKULA BAŞLARKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?

Okul, çocuklar için sosyal hayatta kendileri ve başkaları için sorumluluklar, paylaşımlar anlamada ilk adımdır ve çocuğun gelecekteki hayatını önemli bir ölçüde etkilediği ve yönlendirdiği için önemlidir.

  • Okul başlamadan önce çocuk kreş /anaokuluna gittiyse okul öncesi eğitim aldıysa, bu onlar için yepyeni bir başlangıç olmayacak, daha önce grup içinde paylaşımı ve oyunu bildikleri için okul onlar için sorumluluk duygusunun da eklendiği bir üst gelişim safhası olacaktır. Çocuğu okula anaokulundan itibaren hazırlamak gerek. Zamanında sınırları ve kuralları öğrenen çocuk daha sonra olgun, çalışkan ve disiplinli olur. Bu çocuk, okulda istek ve ihtiyaçlarını teneffüse kadar ertelemeyi öğrenir ve ders çalışmaktan zevk alır.
  • Aileler çocuğu daha önceden okulla ilgili bilgilendirmelidir, okulda ne yapılır, nelere dikkat edilmesi gerekir, öğretmen, sınıf arkadaşları, sınıf düzeni, okulun nerede olduğu gibi, hatta okul başlamadan önce okula gidilip okul ve sınıflar gösterilebilir; lavabonun, bahçenin, teneffüslerini geçirecekleri alanlar tek tek gösterilirse bilgi sahibi oldukça çocuğun endişeleri ve korkuları azalır. Okulun ilk günü en azından çocuk için ne kadar yeni olsa da tanıdık bir ortam olur. Daha önceden yazma, okuma denemeleri yapmak da okul için motivasyonu arttırır.

Kıyafet ve kitapların hazırlanması son anda oluşabilecek stresi engeller. Ayrıca okula daha önce başlamış öğrenciler, arkadaşlarıyla ve öğretmenleri ile görüşüp geçen sezondaki eksiklerini tamamlayabilirler.
Yeni ders programının, ek derslerin ve serbest zamanın planlanması çocukların yetenekleri ve istekleri doğrultusunda yapılmalıdır.
Bütün bunlar yapılırken her aşamada çocuğu bu planlamaya katmak, onun fikrini alıp motivasyonun arttırmak iyi olur.
Çocuğa ilgi alanlarıyla ilgili ilginç programlar sunarak okula ve derslere olan sevgilerini arttırmak, burada mutlaka öğretmenleri de bu paylaşıma katmak, onların gözlemlerinden ve fikirlerinden faydalanmak yararlı olacaktır.

OKUL YAŞINDAKİ ÇOCUKLA NASIL İLGİLENİLMELİDİR?

  • Çocuğa kendi yaşantımızla ve davranışlarımızla olumlu bir örnek sergilemek
  • Ona saygı duymak, onu ciddiye almak, kişiliği hakkında sadece olumsuzlukları değil iyi taraflarını da görüp bunu belli etmek, onunla gurur duyduğumuzu belli etmek
  • Sevginizi açık bir şekilde gösterin ki hayır dediğinizde verdiğiniz kurallara saygı duysun, sizi korktuğu için değil saydığı için dinlesin.
  • Onu anlamaya çalışmak, zor da olsa olayları onun açısından ele alıp ona yaklaşabilmek
  • Neleri sever, neleri sevmez, onu merak edip ilgilenmek
  • Onunla ailece veya birebir onun hoşlandığı bir uğraşı paylaşmak. Örneğin; oturup birlikte onun müziğini dinlemek. Sonunda fikrimiz ne olursa olsun, çaba önemlidir. Böylelikle saygılı ve dürüst davranış örneği oluşur.
  • Çocuğa moral verip, güvenini artırmak, kaygı ve endişelerini azaltmak
  • Çocuk okulda başarılı olduğu zaman ödüllendirilerek kendisine olan güveni ve motivasyonu geliştirilmelidir.
  • Okulun bir sorumluluk ve kişisel gelişme aracı olduğunu unutmamak, anne-baba olarak çocukları.
  • Yarışa çıkmış bireyler olarak görmemek, sadece okulla ilgili ortak konu yapmayıp, çocuğun başka gereksinimlerini de gözlemlemek ve bu ihtiyaçlarını gidermek.
  • Sevgi, şefkat, empati, ayni zamanda kurallar, sınırlar ve sorumlulukları güzel bir aile ortamında harmanlayıp huzurlu ve mutlu büyümelerini sağlamak.
  • Çocuğu okul seçiminde de karar aşamasına katarsanız çocuk, kendisinin geleceği ile ilgili bir kararda sorumluluk alarak, okulu ve okul hayatını daha fazla sahiplenir ve özgüveni artar.
  • Ailece birlikte zaman geçirmek ve bu zamanı problem konuşmak için değil birlikte oyunlar oynayarak eğlenceli bir birlikteliğe dönüştürmek.
  • Anne-babalar okul öncesi okulun ve okumanın çocuğa kazançları hakkında örneklerle konuşabilirler, kendilerinden de örnekler vererek ömür boyu arkadaşlıklar, hoş anılar, eğlenceler, okulda öğrendiklerini özel hayatta nasıl uyguladıklarını; okulun daha sonraki meslek ve eğitim için gerekliliğini ve kazançlarını anlatarak sevdirebilirler. Bütün bunlar çocuğun kaygılarını ve korkularını azaltır.

EBEVEYNLER OLARAK ÇOCUKLARIMIZI OKULA NASIL HAZIRLAYABİLİRİZ?

Çocuğun eğitimi doğumdan sonra bağlar. İlk 1-1,5 sene çocuğun yoğun bir ilgiye, sevgiye ve şefkate ihtiyacı vardır. Bunun yanında neleri yapıp yapamayacağını kararlılıkla öğretmek, göstermek gerekir. Örneğin; kuralları, sınırları ve beklemeyi öğretmek.

Çocuklar bozarak, deneyerek öğrenir. Her şeyi onun yerine yapar, önüne hazır koyarsanız normal gelişmesini ve öğrenmesini engellersiniz. Çocuk gelişemez, olgunlaşamaz ve beklemeyi öğrenemez. Bu çocuklar okula başladıklarında dersin sonuna kadar oturmayı başaramazlar.
Doğru eğitim; sıcak, ilgili, geliştirici ve destekleyici olmalıdır. Destekleyici aile çocuğa kendi sorumluluklarını göstererek, onun ilerideki hayatında korkusuzca kendi ayakları üzerinde duran, güvenli ve bağımsız bir kişilik oluşturmasını sağlar.

Çocuklar 2 yaş civarında inatçı davranışlar sergiler, her şeye karşı çıkar, “istemiyorum, hayır” kelimelerini kullanır. İnatçı davranışlar, kendini kabul ettirmenin ve benlik gelişmesinin temelidir.
Anne-baba kontrolü; sınırları tanıma ve kuralları öğrenmenin temelidir. Burada olabilecek aksaklıklar bağımlı, saldırgan, zayıf kişiliklerin oluşmasına neden olur.
Çocuk her ağladığında her isteğini yerine getirirseniz normal gelişimini önlersiniz. Her ağladığında meme, mama vererek ağızdan tatmin yoluna giderseniz;

  • Şişmanlık,
  • Hep birine bağımlı olmak,
  • Yemek,
  • Sigara,
  • İçki,
  • Uyuşturucu, vs.
    gibi bağımlılıklarla karşılaşabilirsiniz.

Anne-baba çocuğun her istediğini yerine getirirse, çocuk onlara karşı gelmeyi öğrenemez.

Bunun sonucunda;

  • Büyüdüklerinde çevrelerinden istediklerinin yerine getirilmesini bekler, kendileri uğraşmazlar, başkalarına bağımlı, çekingen, içe kapanık ve ürkek olurlar.
  • Saldırgan, her şeye hakları olduğuna inanan ve bu yüzden başkalarına saldırmaktan çekinmeyen insanlar olurlar.

Örneğin; çocuk bakkalda tepinir, ağlar ve istediği bir şeyi elde etmek ister. Anne bu durumda telaşlanmadan, bağırıp çağırmadan, sakin kalıp ilgisiz davranmalıdır fakat onun yakınında kalıp istediği de yerine getirilmemeli. Çocuk, belli bir zaman bağırmayla, ağlamayı keser. Orada başka şeyler keşfederek kendini meşgul etmeyi öğrenir, yeni deneyimlere açık olur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

tarafsiz haberler